23. Gün: Mezmurlar & Özdeyişleri

☊ TCL02

23. Mezmur

Davut'un mezmuru

1. RAB çobanımdır,
Eksiğim olmaz.
2. Beni yemyeşil çayırlarda yatırır,
Sakin suların kıyısına götürür.
3. İçimi tazeler,
Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.
4. Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile,
Kötülükten korkmam.
Çünkü sen benimlesin.
Çomağın, değneğin güven verir bana.
5. Düşmanlarımın önünde bana sofra kurarsın,
Başıma yağ sürersin,
Kâsem taşıyor.
6. Ömrüm boyunca yalnız iyilik ve sevgi izleyecek beni,
Hep RAB'bin evinde oturacağım.

53. Mezmur

Müzik şefi için - Mahalat makamında
Davut'un Maskili

1. Akılsız içinden, “Tanrı yok!” der.
İnsanlar bozuldu, iğrençlik aldı yürüdü,
İyilik eden yok.
2. Tanrı göklerden bakar oldu insanlara,
Akıllı, Tanrı'ya yönelen biri var mı diye.
3. Hepsi saptı,
Tümü yozlaştı,
İyilik eden yok,
Bir kişi bile!
4. Suç işleyenler görmüyor mu?
Halkımı ekmek yer gibi yiyor,
Tanrı'ya yakarmıyorlar.
5. Ama korkulmayacak yerde korkacaklar,
Çünkü Tanrı seni kuşatanların kemiklerini dağıtacak,
Onları reddettiği için hepsini utandıracak.
6. Keşke İsrail'in kurtuluşu Siyon'dan gelse!
Tanrı halkını eski gönencine kavuşturunca,
Yakup soyu sevinecek, İsrail halkı coşacak.

83. Mezmur

İlahi - Asaf'ın mezmuru

1. Ey Tanrı, susma,
Sessiz, hareketsiz kalma!
2. Bak, düşmanların kargaşa çıkarıyor,
Senden nefret edenler boy gösteriyor.
3. Halkına karşı kurnazlık peşindeler,
Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.
4. “Gelin, bu ulusun kökünü kazıyalım” diyorlar,
“İsrail'in adı bir daha anılmasın!”
5. Hepsi sözbirliği etmiş, düzen kuruyor,
Sana karşı anlaşmaya vardı:
6. Edomlular, İsmaililer,
Moavlılar, Hacerliler,
7. Geval, Ammon, Amalek,
Filist ve Sur halkı.
8. Asur da onlara katıldı,
Lutoğulları'na güç verdiler. Sela
9. Onlara Midyan'a,
Kişon Vadisi'nde Sisera'ya ve Yavin'e yaptığını yap:
10. Onlar Eyn-Dor'da yok oldular,
Toprak için gübreye döndüler.
11. Onların soylularına Orev ve Zeev'e yaptığını,
Beylerine Zevah ve Salmunna'ya yaptığını yap.
12. Onlar: “Gelin, sahiplenelim
Tanrı'nın otlaklarını” demişlerdi.
13. Ey Tanrım, savrulan toza,
Rüzgarın sürüklediği saman çöpüne çevir onları!
14. Orman yangını gibi,
Dağları tutuşturan alev gibi,
15. Fırtınanla kovala,
Kasırganla dehşete düşür onları!
16. Utançla kapla yüzlerini,
Sana yönelsinler, ya RAB.
17. Sonsuza dek utanç ve dehşet içinde kalsınlar,
Rezil olup yok olsunlar.
18. Senin adın RAB'dir,
Anlasınlar yalnız senin yeryüzüne egemen en yüce Tanrı olduğunu.

113. Mezmur

1. Övgüler sunun RAB'be!
Övgüler sunun, ey RAB'bin kulları,
RAB'bin adına övgüler sunun!
2. Şimdiden sonsuza dek
RAB'bin adına şükürler olsun!
3. Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar
RAB'bin adına övgüler sunulmalı!
4. RAB bütün uluslara egemendir,
Görkemi gökleri aşar.
5. Var mı Tanrımız RAB gibi,
Yücelerde oturan,
6. Göklerde ve yeryüzünde olanlara
Bakmak için eğilen?
7. Düşkünü yerden kaldırır,
Yoksulu çöplükten çıkarır;
8. Soylularla,
Halkının soylularıyla birlikte oturtsun diye.
9. Kısır kadını evde oturtur,
Çocuk sahibi mutlu bir anne kılar.
RAB'be övgüler sunun!

143. Mezmur

Davut'un mezmuru

1. Duamı işit, ya RAB,
Yalvarışlarıma kulak ver!
Sadakatinle, doğruluğunla yanıtla beni!
2. Kulunla yargıya girme,
Çünkü hiçbir canlı senin karşında aklanmaz.
3. Düşman beni kovalıyor,
Ezip yere seriyor.
Çoktan ölmüş olanlar gibi,
Beni karanlıklarda oturtuyor.
4. Bu yüzden bunalıma düştüm,
Yüreğim perişan.
5. Geçmiş günleri anıyor,
Bütün yaptıklarını derin derin düşünüyor,
Ellerinin işine bakıp dalıyorum.
6. Ellerimi sana açıyorum,
Canım kurak toprak gibi sana susamış. Sela
7. Çabuk yanıtla beni, ya RAB,
Tükeniyorum.
Çevirme benden yüzünü,
Yoksa ölüm çukuruna inen ölülere dönerim.
8. Sabahları duyur bana sevgini,
Çünkü sana güveniyorum;
Bana gideceğim yolu bildir,
Çünkü duam sanadır.
9. Düşmanlarımdan kurtar beni, ya RAB;
Sana sığınıyorum.
10. Bana istemini yapmayı öğret,
Çünkü Tanrım'sın benim.
Senin iyi Ruhun
Düz yolda bana öncülük etsin!
11. Ya RAB, adın uğruna yaşam ver bana,
Doğruluğunla kurtar beni sıkıntıdan.
12. Sevginden ötürü,
Öldür düşmanlarımı,
Yok et bütün hasımlarımı,
Çünkü senin kulunum ben.

Süleyman'ın Özdeyişleri 23

(6)
1. Bir önderle yemeğe oturduğunda
Önüne konulana dikkat et.
2. İştahına yenilecek olursan,
Daya bıçağı kendi boğazına.
3. Onun lezzetli yemeklerini çekmesin canın,
Böyle yemeğin ardında hile olabilir.

(7)
4. Zengin olmak için didinip durma,
Çıkar bunu aklından.
5. Servet göz açıp kapayana dek yok olur,
Kanatlanıp kartal gibi göklere uçar.

(8)
6. Cimrinin verdiği yemeği yeme,
Lezzetli yemeklerini çekmesin canın.
7. Çünkü yediğin her şeyin hesabını tutar,
“Ye, iç” der sana,
Ama yüreği senden yana değildir.
8. Yediğin azıcık yemeği kusarsın,
Söylediğin güzel sözler de boşa gider.

(9)
9. Akılsıza öğüt vermeye kalkma,
Çünkü senin sözlerindeki sağduyuyu küçümser.

(10)
10. Eski sınır taşlarının yerini değiştirme,
Öksüzlerin toprağına el sürme.
11. Çünkü onların Velisi güçlüdür
Ve onların davasını sana karşı O yürütür.

(11)
12. Uyarıları zihnine işle,
Bilgi dolu sözlere kulak ver.
13. Çocuğunu terbiye etmekten geri kalma,
Onu değnekle dövsen de ölmez.
14. Onu değnekle döversen,
Canını ölüler diyarından kurtarırsın.

(12)
15. Oğlum, bilge yürekli olursan,
Benim yüreğim de sevinir.
16. Dudakların doğru konuştuğunda
Gönlüm de coşar.

(13)
17. Günahkârlara imrenmektense,
Sürekli RAB korkusunda yaşa.
18. Böylece bir geleceğin olur
Ve umudun boşa çıkmaz.
19. Oğlum, dinle ve bilge ol,
Yüreğini doğru yolda tut.

(14)
20. Aşırı şarap içenlerle,
Ete düşkün oburlarla arkadaşlık etme.
21. Çünkü ayyaş ve obur kişi yoksullaşır,
Uyuşukluk da insana paçavra giydirir.

(15)
22. Sana yaşam veren babanın sözlerine kulak ver,
Yaşlandığı zaman anneni hor görme.

(16)
23. Gerçeği satın al ve satma;
Bilgeliği, terbiyeyi, aklı da.
24. Doğru kişinin babası coştukça coşar,
Bilgece davranan oğulun babası sevinir.
25. Annenle baban seninle coşsun,
Seni doğuran sevinsin.

(17)
26. Oğlum, beni yürekten dinle,
Gözünü gittiğim yoldan ayırma.
27. Çünkü fahişe derin bir çukur,
Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.
28. Evet, soyguncu gibi pusuda bekler
Ve birçok erkeği yoldan çıkarır.

(18)
29. Ah çeken kim? Vah çeken kim?
Kimdir çekişip duran?
Yakınan kim? Boş yere yaralanan kim?
Gözleri kanlı olan kim?
30. İçmeye oturup kalkamayanlar,
Karışık şarapları denemeye gidenlerdir.
31. Şarabın kızıl rengine,
Kadehte ışımasına,
Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.
32. Sonunda yılan gibi ısırır,
Engerek gibi sokar.
33. Gözlerin garip şeyler görür,
Aklından ahlaksızlıklar geçer.
34. Kendini kâh denizin ortasında,
Kâh gemi direğinin tepesinde yatıyor sanırsın.
35. “Dövdüler beni ama incinmedim,
Vurdular ama farketmedim” dersin,
“Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *