9. Bölüm Sakin ve Yumuşak Bir Ruh

Gizli olan iç varlığınız,
sakin ve yumuşak bir ruhun solmayan
güzelliğiyle süsünüz olsun.
Bu, Tanrı’nın gözünde çok değerlidir.

—1. Petrus 3:4

wRYM 6x9 TUR 8.9.19

Günümüzde çok fazla yaygaracı kadın var. Yaygaracının anlamı şudur; önemsiz bir şeyi bahane ederek yüksek sesle bağırıp çağırmak. Bu durum sadece kabul edilmekle kalmaz aynı zamanda medya aracılığıyla da teşvik edilir.

Ne yazık ki günümüzde bu davranış kiliseye ve Hristiyanlara bile sıçramış durumda. Peki kilisede boşanma oranının şu anda ulusal ortalamadaki boşanma oranından yüksek olması şaşırtıcı değil mi?

Sakin ve yumuşak bir ruhlu bir kadına ezik deniliyor. Ona, eğer kendini savunmazsa kocasının  saygı duymayacağı söylenir.

Kocalar bile karılarına karşı gelmelerini ya da kendilerini savunmalarını söyler ve bununla birlikte ya boşanma gerçekleşir ya da sevgilileriyle yaşamaya başlarlar. Tanrı sakin ve yumuşak bir ruhun kendisi için çok değerli olduğunu söyler, bunun şifa bulmak ve evliliklerini kurtarmak isteyenler için tek yol olduğunu söyler.

Bununla beraber, bir koca, gerçeklerden saparsa ve günah işlerse, Hristiyanlar, hatta papazlar bile karısına bağrına taş basmasını söyler ve bu durum kutsal kitabın düşüncesinin tam tersine evlilikleri mahveder. Ayrıca, kaçılnılmaz gerçekleşir. Kadının yüreği katılaşır ve kocasını affetmek istemez. Yalnızca, yumuşak kalpli olan kişi gerçekten affedebilir.

Bu bölümde, bağrına taş basmanın gerçek olup olmadığını, şifa bulmanın sadece affederek gerçekleşeceğini işleyeceğiz.

Bağrına Taş Basmak mı?

Sevgi sabırlıdır. Tanrı bize sevginin tanımını yapar. Sevginin zor olduğuyla ilgili ya da ona benzer bir kelimenin burada olup olmadığına bir bakın. 'Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz. Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir. Sevgi her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi umut eder, her şeye dayanır. Sevgi asla son bulmaz...' (1. Korintliler 13:4-8)

Bu ayet, iki taraf içinde 'sevginin zor olduğunu' söylemiyor. İsa'nın bizi çağırdığı hayat zordur ancak sevgimiz asla 'zor' olmamalı.

Size şu buyruğu veriyorum. Bugünlerde kilisede yer alan bir başka popüler açıklama da 'sevginin bir seçim' olmasıdır. Tanrı'nın sevmeyi seçebileceğimizi söyleyip söylemediğini görmek için benimle birlikte aşağıdaki ayeti okuyunuz. Yoksa Tanrı, Mesih'in takipçileri olarak böyle yapmamızı mı emreder? 'Size şu buyruğu veriyorum: Birbirinizi sevin!” (Yuhanna 15:17) Bizim seçme hakkımız tabi ki var: O'nun emirlerine itaat etmek ya da etmemek. Bu tam olarak Hristiyan psikologların bize söylediği şey değil, değil mi?

Düşmanlarınızı sevin. Arkadaşarımız 'kendimizi korumamızı' ya da 'sevilmesi zor olanları sevmememiz' konusunda bizi teşvik eder. Onları sevecek miyiz yoksa sevmeyecek miyiz? “Ama beni dinleyen sizlere şunu söylüyorum: Düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapın, size lanet edenler için iyilik dileyin, size hakaret edenler için dua edin.' (Luka 6:27-28)

Bu bölümde Tanrı daha da nettir. Sadece sizi sevenleri sevmenizle ilgili uyarıda bulunuyor.. Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin...Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, ne ödülünüz olur?'Vergi görevlileri de öyle yapmıyor mu?' (Matta 5:44-46).

Öç benimdir, ben karşılık vereceğim.  Kitapta eşimize dayanmamız, krize göğüs germemiz gerektiği söylendi. Diğer bir değişle sorunlarla yüzleşmemiz gerekmektedir. Tanrı bize bu konuda ne öğretti?

‘Umudunuzla sevinin. Sıkıntıya dayanın. Kendinizi duaya verin. İhtiyaç içinde olan kutsallara yardım edin. Konuksever olmayı amaç edinin. Size zulmedenler için iyilik dileyin. İyilik dileyin, lanet etmeyin.  Mümkünse, elinizden geldiğince herkesle barış içinde yaşayın.  Sevgili kardeşler, kimseden öç almayın; bunu Tanrı’nın gazabına bırakın. Çünkü şöyle yazılmıştır: “Rab diyor ki, ‘Öç benimdir, ben karşılık vereceğim.’” Ama, “Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.” Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle ye.’ (Romalılar 12:12,14,17-19).

Acı çektiğinde kimseyi tehdit etmedi.  Kendinize neden bu kadar acı çekiyorum ve intikam almanın mutluluğunu yaşamıyorum? diye sorabilirsiniz. Tanrı’nın acı ile ilgili açıklamasını okuyunuz:

Nitekim bunun için çağrıldınız. Mesih, izinden gidesiniz diye uğrunuza acı çekerek size örnek oldu. “O günah işlemedi, ağzından hileli söz çıkmadı.” Kendisine sövüldüğünde sövgüyle karşılık vermedi, acı çektiğinde kimseyi tehdit etmedi; davasını, adaletle yargılayan Tanrı’ya bıraktı.’(1. Petrus 2:21-23).

Kötülüğü iyilikle yen. Ama, “Düşmanın acıkmışsa doyur, Susamışsa su ver. Bunu yapmakla onu utanca boğarsın.” Kötülüğe yenilme, kötülüğü iyilikle yen. (Romalılar 12:20-21)

Ne mutlu yumuşak huylu olanlara. Meseleleri kendi elinize almazsanız ve “dayanmazsanız’, diğerleri (hatta Hristiyanlar), size bir ezik olduğunuzu söyleyecektir. Bununla birlikte, İsa'nın kim için sevindiğine bakalım. ‘Ne mutlu yumuşak huylu olanlara. Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar. (Matta 5:5). İsa yaşamından vazgeçti ve düşmanlarının O'nu yakalamasına izin verdi. Onun yaptığı gibi mi yoksa tam tersini mi yapacağız?

Tanrı’nın doğruluğu. İnsanlar size, İsa’nın tapınağın avlusunda nasıl masaları devirdiğini hatırlatabilirler. Size başkalarına öfkelenmekte haklısınız derken bu örneği verebilirler. Tanrı, kıskanç bir Tanrı olduğunu söyler. O zaman biz de mi kıskanç olalım? ‘Sevgili kardeşlerim, şunu aklınızda tutun: Herkes dinlemekte çabuk, konuşmakta yavaş, öfkelenmekte de yavaş olsun. Çünkü insanın öfkesi Tanrı’nın istediği doğruluğu sağlamaz.’ (Yakup 1:19-20).

Sonuç olarak istediğinizi yapamıyorsunuz. Bir şey yapma ya da söyleme hissiyatınız olduğunda, yumuşak huylu olun çünkü sizler ruhta ve bedende birsiniz. ‘Şunu demek istiyorum: Kutsal Ruh’un yönetiminde yaşayın. O zaman benliğin tutkularını asla yerine getirmezsiniz. Çünkü benlik Ruh’a, Ruh da benliğe aykırı olanı arzular. Bunlar birbirine karşıttır; sonuç olarak, istediğinizi yapamıyorsunuz.’ (Galatyalılar 5:16-17).

‘Ruh’un ürünüyse sevgi, sevinç, esenlik, sabır, şefkat, iyilik, bağlılık, yumuşak huyluluk ve özdenetimdir…’(Galatyalılar 22-23) ‘İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın.’ (Luka 6:31)

Tanrı’nın hoşgörüsü. Karşı karşıya gelmenin, kaba ve sert olmanın diğer kişiyi size döndüreceğini düşünmek bir aldatmacadan ibarettir. Eğer bu işe yarasaydı, Tanrı tövbe etmemiz için bize nasıl sınırsız iyiliğini gösterecekti? Günahkarlar, Rab'bi kabullenmiyorlar çünkü eleştirileceğini ya da cezalandırılacağını düşünüyorlar, değil mi? ‘Tanrı’nın sınırsız iyiliğini, hoşgörüsünü, sabrını hor mu görüyorsun? O’nun iyiliğinin seni tövbeye yönelttiğini bilmiyor musun?’ (Romalılar 2:4)

Kimse Rab’bi göremeyecek. Diğer önemli olan konu da kocamızla ilgilenirken bizim sakin ve yumuşak ruhlu olmamız ve diğer kişilerin de bizde böylece İsa’yı görmelerini sağlamaktır. Herkesle barış içinde yaşamaya, kutsal olmaya gayret edin. Kutsallığa sahip olmadan kimse Rab’bi göremeyecek. (İbraniler 12:14).

Kocanıza kibar davranabileceğinizi, ama çocuklarınıza, ailenize ya da iş arkadaşlarınıza kötü davranabileceğinizi düşünmeyin. Tanrı sizi görüyor ve kocanızın yüreğini değiştirebilecek olan O’dur.  Hiçbir şey O’ndan gizli değildir. Tanrı’nın yüreklerimize baktığını unutmayın bu yüzden, öfkenizi kontrol altına almaya çalışsanız bile, Rab yüreğimizin derinliklerini bilir. Benliğinizi bırakmalısınız.

Barıştırma sözü. Bizler İsa’nın barış elçileri olacağız. ‘Şöyle ki Tanrı, insanların suçlarını saymayarak dünyayı Mesih’te kendisiyle barıştırdı ve barıştırma sözünü bize emanet etti.’ (2. Korintliler 5:19)

‘Böylece, Tanrı aracılığımızla çağrıda bulunuyormuş gibi Mesih’in adına elçilik ediyor, O’nun adına yalvarıyoruz: Tanrı’yla barışın.’ (2. Korintliler 5:20)

Ayartılmamak için.  Bir sonraki Kutsal yazılar, bize karşı günah işleyenlere karşı yumuşak huylu olmamız gerektiğini söyleyen bir uyarıdır.‘Kardeşler, eğer biri suç işlerken yakalanırsa, ruhsal olan sizler, böyle birini yumuşak ruhla yola getirin. Siz de ayartılmamak için kendinizi kollayın. Birbirinizin ağır yükünü taşıyın, böylece Mesih’in Yasası’nı yerine getirirsiniz.’ (Galatyalılar 6:1-2)

Rab görür ve hoşnut kalmaz. Bir çok kadın, ‘kocaları hakketiğini bulduğunda’ çok mutlu oluyor. Daha sonra kocalarının durumlarının iyiye gittiğini görüyorlar. Neden bu oluyor diye soruyorlar? ‘Düşmanın düşüşüne keyiflenme, Sendelemesine sevinme. Yoksa RAB görür ve hoşnut kalmaz Ve düşmanına duyduğu öfke yatışır. (Süleymanın Özdeyişleri 24:17-18)

Sözün Uygulayıcıları.Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz. Oysa mükemmel yasaya, özgürlük yasasına yakından bakıp ona bağlı kalan, unutkan dinleyici değil de etkin uygulayıcı olan kişi, yaptıklarıyla mutlu olacaktır. (Yakup 1:22,25) ‘Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur.’ (Yakup 4:17)

İlke tanımayanlar. Tanrı bizi, Kutsal Yazıların tersini söyleyen kocalarımızı dinlemememiz gerektiği konusunda uyardı. ‘Bunun için, sevgili kardeşlerim, madem ki bunları bekliyorsunuz, Tanrı’nın önünde lekesiz, kusursuz ve barış içinde olmaya gayret edin. Sevgili kardeşimiz Pavlus’un da kendisine verilen bilgelikle size yazdığı gibi, Rabbimiz’in sabrını kurtuluş fırsatı sayın.  Pavlus bütün mektuplarında bu konulardan böyle söz eder. Mektuplarında güç anlaşılan bazı yerler var ki, bilgisiz ve kararsız kişiler, öbür Kutsal Yazılar’ı olduğu gibi bunları da çarpıtarak kendi yıkımlarını hazırlıyorlar. Bu nedenle, sevgili kardeşlerim, ilke tanımayan kişilerin aldatmasıyla sürüklenip kararlılığınızdan sapmamak için bunları önceden bilerek sakının. Öte yandan Rabbimiz ve Kurtarıcımız İsa Mesih’in lütfunda ve O’nu tanımakta ilerleyin. Şimdi ve sonsuza dek O’na yücelik olsun! Amin.’ (2. Petrus. 3:14-18)

‘Fedakar sevgi’ yanlıştır ve tamamen İsa’nın öğretilerine aykırıdır. Bunun yerine bize ‘alçakgönüllüğü ve yumuşak huylu’ olmayı öğreten İsa’nın yolundan gidelim. “Boyunduruğumu yüklenin, benden öğrenin. Çünkü ben yumuşak huylu, alçakgönüllüyüm. Böylece canlarınız rahata kavuşur. Boyunduruğumu taşımak kolay, yüküm hafiftir.” (Matta 11:29-30)

Bağışlama

Yumuşak ve alçakgönüllü olan bir kadın sadece kocasını bağışlayabilir. Fakat bir çok kadın aldatıldı ve kocalarını affetmedi çünkü affetme yoksunluğunun vahim sonuçlarını tamamen anlamadılar. Kutsal Yazıların başkalarını affetme konusunda ne dediğine bir bakalım. Sormamız gereken sorular şunlardır:

S. Neden kocamı ve diğerlerini bağışlamalıyım?

Mesihte bağışlandınız. Biz affediyoruz çünkü Tanrı bizi affetti. ‘Birbirinize karşı iyi yürekli, şefkatli olun. Tanrı sizi Mesih’te bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın. (Efesliler 4:32)

Anlaşma kanı. Nitekim Kutsal Yasa uyarınca hemen her şey kanla temiz kılınır, kan dökülmeden bağışlama olmaz. (İbraniler 9:22) ‘Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.’(Matta 26:28)

Sevgiyi yenilemelisiniz. Başkalarını teselli etmek için. ‘Aşırı kedere boğulmasın diye o kişiyi daha fazla cezalandırmayıp bağışlamalı ve teselli etmelisiniz. Bunun için ona duyduğunuz sevgiyi yenilemenizi rica ederim.’ (2. Korintliler 2:7-8)

Şeytan’ın oyununa gelmeyelim. Şeytan bağışlamadığınız her kişi için bu durumu avantaja çevirecektir. ‘Kimi bağışlarsanız, ben de onu bağışlarım. Eğer bir şeyi bağışladımsa, bunu sizin için Mesih’in önünde bağışladım. Öyle ki, Şeytan’ın oyununa gelmeyelim. Çünkü onun düzenlerini bilmez değiliz.’(2. Korintliler 2:10-11)

Babamız suçlarınızı bağışlamayacak. Tanrı başkalarının suçlarını bağışlamazsak, onun da bizim suçlarımızı bağışlamayacağını söyler. ‘Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar. Ama siz başkalarının suçlarını bağışlamazsanız, Babanız da sizin suçlarınızı bağışlamaz.’ (Matta 6:14-15) Eğer her biriniz kardeşini gönülden bağışlamazsa, göksel Babam da size öyle davranacaktır.” (Matta 18:35)

S. Fakat bağışlamam için suçlu olan kişinin özür dilemesi gerekmez mi?

Baba onları bağışla. İsa'yı çarmıha gerenler, bağışlanma istemedi, ne yapmış oldukları şey için ne de yaptıkları için üzgün değillerdi. Eğer biz Hristiyansak, Mesih'in takipçileriyiz; öyleyse O’nun bize örnek olduğu gibi biz de örnek olalım.  İsa, “Baba, onları bağışla” dedi. “Çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar.” O’nun giysilerini aralarında paylaşmak için kura çektiler. (Luka 23:34)

İstefanos taşlanıp öldürülmeden hemen önce, diz çökerek yüksek sesle şöyle dedi: “Ya Rab, bu günahı onlara yükleme!” (Elçilerin İşleri 7:60) Bunu söyledikten sonra gözlerini yaşama kapadı.

S. Fakat Tanrı hangi sıklıkla benim affetmemi bekliyor?

Yetmiş kere yedi kez. Bir çok kadın kocasının onu evliliği boyunca üzdüğünü söylüyor! Petrus kaç kez bağışlamam gerekiyor diye İsa’ya sorduğunda, İsa, “Yedi kez değil” dedi. “Yetmiş kere yedi kez derim sana. (Matta 18.22)

Artık anmayacağım. Bu bağışlama gerçektende bir tartışmada hatta boşanma da günahını unuttuğum anlamına mı gelir? “…Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.” (Yeramya 31:34) ‘Doğu batıdan ne kadar uzaksa, O kadar uzaklaştırdı bizden isyanlarımızı. (Mezmurlar 103:12) ‘Kötülüğe kötülükle, sövgüye sövgüyle değil, tersine, kutsamayla karşılık verin.’ (1. Petrus 3:9)

Hazır olun; Siz bağışladığınızda bile Şeytan eski anılarınızı gözünüzün önüne getirecektir. Böyle olduğunda tekrar bağışlamanız gerekecektir. Bir çok kadının, sadakatsiz kocaları eve geri döndüğünde bile eski yaşadıkları akıllarına gelecektir ve bu da ruhsal bir travmaya neden olacaktır. Kendi kendilerine devam etmelerini söylemeliler ve gerekirse her gün bağışlamalılar.

S. Tanrı’nın Sözünde olduğu gibi nasıl bağışlayabilirim?

Sadece Tanrı. Sadece Tanrı size bu konuda yardımcı olabilir. Kendizi alçaltarak Tanrı’dan size güç vermesini isteyin. ‘Tanrı’dan başka kim günahları bağışlayabilir?” (Markos 2:7)

Dileyin ‘... Elde edemiyorsunuz, çünkü Tanrı’dan dilemiyorsunuz.’ (Yakup 4:2) Tanrı’dan kocanızı size vermesini istediğiniz gibi, onu bağışlamasını da isteyin

Tanrı alçakgönüllülere lütfeder. Tanrı’nın lütfuna nasıl erişebilirim? ‘…Tanrı kibirlilere karşıdır, Ama alçakgönüllülere lütfeder. Uygun zamanda sizi yüceltmesi için, Tanrı’nın kudretli eli altında kendinizi alçaltın.’ (1. Petrus 5:5-6)

Hayatı onlara zehir etti. Nasıl alçakgönüllü olabilirim? ‘Çünkü Tanrı’nın buyruklarına karşı çıkmışlardı, Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesi’nin öğüdünü. Ağır işlerle hayatı onlara zehir etti, Çöktüler, yardım eden olmadı. O zaman sıkıntı içinde RAB’be yakardılar, RAB kurtardı onları dertlerinden’ (Mezmurlar 107:11-13)

‘Oysa onlar hastalanınca ben çula sarınır, Oruç tutup alçakgönüllü olurdum...’ (Mezmurlar 35:13) Bazen hastalık aracılığıyla alçakgönüllü olmayı size öğretir. Buna karşı koymayın- Tanrı’nın işleri bunlar.

Önce kardeşinle barış. Beni üzen kişileri ne zaman bağışlamalıyım? İlk başta şuçlanmış hissetmeli miyim? ‘Bu yüzden, sunakta adak sunarken kardeşinin sana karşı bir şikâyeti olduğunu anımsarsan, adağını orada, sunağın önünde bırak, git önce kardeşinle barış; sonra gelip adağını sun.’ (Matta 5:23-24)

Öfke. Birini bağışlamamak öfkelenmenize neden olur. Öfke bir zehir gibidir. ‘Her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.’(Efesliler 4:31) ‘Yürek kendi acısını bilir, Sevinciniyse kimse paylaşmaz.’ (Süleyman’ın Özdeyişleri 14.10) Tanrı bunu ortaya çıkarmaz mıydı? Çünkü O yürekteki gizleri bilir. (Mezmurlar 44.21)

Gücenmiş kardeş. Kutsal Ruhun önderliğinde yürüdüğünüzden emin olun. Bir çok kişiden bağışlanma istediklerinde ya da işler istedikleri gibi gitmediğinde, herşeyin daha kötü olduğunu duydum. Tecrübelerime dayanarak şunu söyleyebilirim. Bazı zamanlar, birilerinden af diledğimde, bunu yanlış bir dil kullanarak ve karşımdaki kişiyi gücendirerek söyledim.‘Gücenmiş kardeş surlu kentten daha zor elde edilir. Çekişme sürgülü kale kapısı gibidir’ (Süleyman’ın Özdeyişleri 18:19).

Mesihin kulları. Kocanı kandırabileceğini düşünüyorsan dikkatli ol çünkü Tanrı düşüncelerini ve yüreğinden geçenleri biliyor.‘…RAB ise yüreğe bakar.’ (1.Samuel 16:7) ‘... Mesih’in kulları olarak Tanrı’nın isteğini candan yerine getirin.’ (Efeslililer 6:5-6)

Her boş söz. Söylediğin her kelimeyi dikkatlice seç ‘Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır.’ (Süleyman’ın Özdeyişleri 18:2) ‘Size şunu söyleyeyim, insanlar söyledikleri her boş söz için yargı günü hesap verecekler. (Matta 12:36)

Söyleyeceğin şeyi yazmayı dene. Sonra ne yazdığını yüksek sesle oku, kendini diğerinin yerine koy ve onun bakış açısından gör. Kulağa suçlayıcı geldi mi? Tanrı'dan doğru kelimeleri ağzınıza koymasını ve sizin aracılığınızla konuşmasını isteyin.

Çok konuşma. ‘Çok konuşanın günahı eksik olmaz, Sağduyulu kişiyse dilini tutar.’(Süleymanın Özdeyişleri 10:19) Sadece ne yaptığınızı söyleyin.

Kimseyi tehdit etmedi. Kendisine sövüldüğünde sövgüyle karşılık vermedi, acı çektiğinde kimseyi tehdit etmedi…’ (1. Petrus 2:23)

Her boş söz. ‘Kayıp oğul’ evine dönme kararından sonra sözlerini hazırladı.‘Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrı’ya ve sana karşı günah işledim.  Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.’ (Luka 15:18-19)

Kocanıza karşı kullandığınız sözcüklerin her zaman tatlı ve kibar olmasına dikkat edin. ‘Bilge yüreklilere akıllı denir, Tatlı söz ikna gücünü artırır.’(Süleymanın Özdeyişleri 16:21) ‘Hoş sözler petek balı gibidir, Cana tatlı ve bedene şifadır.’ (Süleymanın Özdeyişleri 16:24)

S. Nasıl tamamen affedildiğimden emin olacağım?

Kocanızın günahları ve zayıf yönlerini göremediğiniz için günahlarınız ve zayıf yönleriniz gözlerinizin önünde belli belirsiz göründüğünde gerçekten affettiğinizi bileceksiniz. Onun geçmişte, şimdiki ve gelecekte yaptığı başarısızlıklarını görmezden geleceksiniz.

Bir kadın kocası yanlış bir şey yaptığında bunun hakkında konuşuyorsa, yanlış yapıyor demektir. Bunu yaparsanız evliliğiniz kurtulmaz. Evliliğini kurtarmaya çalışan herkes bu konuda ilerleme kaydedemedi çünkü kocasının işlediği günahların tüm sorumluluğunu üstlenemedi ve kocasının evi terketmesine, ondan boşanmasına ya da onu aldatmasına sebep oldu.

Bu şekilde hayatlarını paylaşmak isterler ki bu da hayatlarının yıkıma uğramasına sebep olur.  İsa tüm günahlarımızı kendi üstlendi. Biz de öyle yapmalıyız. Tüm günahları üstlenmeliyiz. Daha sonra imanlılar olarak, tüm günahlarımızın bedelinin ödendiğini bilerek, günahlarımızı Rabbin çarmıhının önüne bırakabiliriz.

Kocanızın dediklerine, yaptıklarına ya da yapmadıklarına, söylediklerine ya da daha kötü şeylere sinirlenip onu bağışlayamazsanız, öfke sizi mahkemeye kadar götürecek ölümcül bir kalp hastalığına dönüşür.

Kişisel Söz: nazik ve sakin olma çabası: “Kutsal yazılardan öğrendiklerime dayanarak, dinlemekte çabuk konuşmakta yavaş olacağımı, beni üzenleri bağışlayacağıma ve onlarla barışmak için elimden geleni yapacağıma söz veriyorum.”